



Nihayet sona gelindi.
Uzun soluklu bir seçim maratonunun ardından Türkiye yarın seçime gidiyor. Türk siyasi tarihi açısından birçok yeniliği içerisinde barındıran ve partilerin kıyasıya yarıştığı, oy toplamaya çalıştığı bir seçim dönemini daha geride bırakıyoruz.
Bu seçimde neler olmadı ki?
Öncelikli olarak dikkatimi çeken bir konuyu paylaşmak isterim. Bu seçimde siyasetin dili değişti. 12 Haziran 2011 seçimleri siyasi kampanyalar ve propaganda çalışmaları açısından tarihe geçecek nitelikte bir söylem değişimine neden oldu. Üslup sertleşti, tehditler havada uçuştu, vaatler keskinleşti ve belki de en önemlisi seçmenlerin seçimlere ve oy kullanma pratiklerine ilişkin algıları değişti.
Her seçim döneminin kendine özgü bir gerginliği içerisinde barındırdığını hepimiz biliyoruz. Bu seçimde de bu gerginliğin izlerini sıklıkla gördük; meydanlarda, mitinglerde hissettik.
Bunun bir seçim stratejisi olduğu konusunda da hiç kuşkum yok. Üslubun sertleşmesi, tehditlerin artması bu açıdan hiç kimsenin canını sıkmasın, hiç kimseye korku salmasın. Çünkü korku, bir çekicilik olarak oy kullanma davranışını ve tercihi etkileyen bir taktik olarak partiler ve ideolojiler tarafından her zaman kullanılmıştır.
Bu yüzden korkmamak ve akılcı bir şekilde oyumuzu kullanmak gerekmektedir.
Korku yaygınlaştıkça, demokrasi de sekteye uğrar…
Korku çoğaldıkça insanlar rasyonel tercihlerden uzaklaşırlar…
Korku yerleşince insanlar akla değil, duygulara başvururlar…
Korku derinleştikçe kamplaşmalar artar…
Korku çoğaldıkça irade ortadan kalkar…
Bu yüzden benim bu seçimlere ilişkin en önemli vurgum demokrasinin kazanmasıdır. Demokrasinin işlemesi, kişilerin özgürce ve hür iradeleriyle, korkmadan, çekinmeden, geleceğe ilişkin kaygılanmadan oy kullanmalarına bağlıdır.
Demokrasi, verilen oyların sorgulanması veya kınanmasıyla değil, düşünceler, fikirler ve oylar farklı da olsa farklılıkların birbirine saygı duymasıdır.
Sonuç ne olursa olsun bu seçimlerde ülkemiz kazansın…
Sonuç ne olursa olsun demokratikleşme yolunda demokrasimiz ve ülkemiz kazançlı çıksın.



