logo

Anamur Reklam

(ÇETKODER)” DERSHANE KONUSUNA BİZİMDE SÖYLEYECEKLERİMİZ VAR”

cetkoder-den-ramazan-alis-verisi-uyarisi-4813649_oÇevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi Son günlerde gündemi meşgul eden “Dershaneler kapatılmalı mı, kapatılmamalı mı” tartışmaları için Kamuoyu ile aşağıdaki bilgileri paylaşma gereğini görmüştür.Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi Gündemde tartışılan ve farklı boyutlara çekilen Özel Dershane ve kursların kapatılıp kapatılmaması hususlarında bir TÜKETİCİ örgütü olarak, mensuplarımız adına, yurt geneli 694 gönüllümüz adına, Toplum adına, Kamunun çıkarı adına bizimde söyleyeceklerimiz var diyerek şu açıklamalarda bulundu.

BİR TARAF YAPILIRKEN, DİĞER TARAF BOZULMAMALI

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı iktisatçı Mustafa Göktaş “Bilindiği üzere son 30 yıl içinde ülkemizdeki eğitim ve öğretim sistemi hiç de hatırı sayılır bir sistem olmamıştır. Gelen giden iktidarlar ve onların değişik bakanları tarafından Yapboz düzeni ile sürdürülen bu sistem yüzünden geleceğimizin güveni ve teminatı, bugünümüzün ümidi ve aynası olan evlatlarımızın son 30 yıl içinde kaygı ve endişe içinde büyümelerine vesile olmuştur. Getirilen sınav sistemleri, getirilen ders müfredatları ve uygulamalar hep akılcılıktan uzak, toplumun beklentilerine cevap vermeyen, ülkenin kalkınmasına, ilerlemesine, toplumsal refah ve mutluluğun yakalanması noktasında faydası olmayan aksine toplumu ekonomik açıdan çökerten, ahlaki yönden çökerten, sosyal yaşamı alt üst eden bir hal almıştır. Dolayısıyla her zaman bir tarafı yaparken, diğer taraf da düzgün, güzel bir eseri bozan icraatlar bütünü olmuştur ” dedi.

ÇETKODER TOPLUMUN YARARINA, KAMUNUN ÇIKARINA OLACAK HER DÜZENLEMEDE İLGİLİLERİN YANINDA YER ALACAKTIR

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı iktisatçı Mustafa Göktaş, “Biz ÇETKODER olarak 2006 – 2007- 2008- 2009- 2010- 2011- 2012- yılları içinde gerek yazılı basın açıklamalarımız ile, gerekse eylemli basın açıklamalarımızla Eğitim ve öğretim sistemindeki yanlışlıkları dile getirip, sık sık bu alandaki etkin düzenlemelerin yapılmasına çağrı yaptık. Bu çağrılarımızın içinde bir açıklamamızda;

“…..hükümet artık ülkemiz insanının faydasına olacak ve büyük bir toplumsal fayda getirecek olan eğitim ve öğretim alanındaki yaralara da neşter atmalı. Bu bağlamda çalışmaları acilen başlatmalı….”

Bir başka açıklamamızda:

“Özel Hoca- Dershane- Okul Üçgeni Son Bulsun” pankartı ile beraber, “…..Eğitim ve öğretim sistemimizdeki açıklar, boşluklar, hatalı ve yanlış uygulamalar yüzünden yıllardır çocuklarımız Özel hoca- dershane- okul üçgeni içinde kahrolup gitmekteler. Hem çocukluklarını, hem gençliklerini yaşayamıyorlar, hem de yarış atı gibi bir o sınava, bir bu sınava girip çıkıyor, robot gibi yaşıyorlar. Okullarda verilemeyen düzgün eğitimin faturasını Özel hoca, Dershane arasında gidip gelerek ödüyorlar. Anayasanın insanlarımıza tanıdığı en temel haklardan birisi Eğitim ve öğretim hakkı meselesidir. Ancak bu sistemde bu haktan toplumun hiçbir ferdi, eşit, hakça, adil bir şekilde faydalanamamaktadır. Okullardaki yetersiz kadro, yetersiz eğitim nedeniyle aileler çocuklarının geleceği ile ilgili endişe yaşamakta, bugünümüzün ümidi ve aynası geleceğimizin güveni ve teminatı olan evlatlarımız ise sağlıklı bir şekilde hayata yetişememektedir. Devlet en kısa sürede özel hoca, dershane ve okul arasında da öğrenci ve velilerimizin soyulmasını da önlemelidir….”

Diyerek tavrımızı 2006- 2012 arasında her sene en az 2 kez dile getirmek koşulu ile ortaya koymuşuz. Yani bu, bugünün meselesi değildir. Bu mesele toplumun son 30 yılda yaşadığı ve kangren olmuş bir meseledir. Bu meselenin kökünden çözümlenmesi gerekmektedir. Lokal çözümlerle bir yere varılmayacağı, son 30 yıl içinde yapılan çalışmalardan bellidir. Yaraya iyi bir neşter atmak gerekmektedir. İltihabı kurutmak ve yarayı tedavi etmek, meseleye sağlığa kavuşturmak önemlidir”

EĞİTİMDE YENİLENME ŞART

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı iktisatçı Mustafa Göktaş, “Bu nedenle, Meselenin Sadece dershane ve özel kurs boyutunu ele alıp irdelemek doğru olmayacaktır. Ülkemizin Eğitim ve Öğretim sisteminin ele alınması, bu işin alt yapısını oluşturan okulların elden geçmesi, fiziki yapıların, donanımların, Eğitim ve öğretim kadrolarının elden geçmesi, okullarda kadrolu olarak pisikoloğ, sosyoloğ, doktor, hemşire bulundurulması gibi hususlarında elden geçirilerek, yeniden yapılanması gerekmektedir. Bu arada Öğrencilerin hayata tutunması, yaşamı içinde kendisine yetecek lüzumlu el becerilerine muktedir hale gelmesi,  gelecek kaygısı içine düşmemesi içinde sosyal ve ekonomik çalışmalarında beraberinde yapılması lazımdır. Tüm bunlar Milli Eğitim sisteminin baştan sona akılcı, çağdaş, uygar, dünya gerekleri çerçevesinde yeniden ele alınması ile olacaktır. Bunun içinde toplumun her katmanının görüş ve bilgisi alınmalı, tüm sivil toplum kuruluşları, bu işle alakalı tüm emekçilerin ve meslek kuruluşlarının fikirleri alınmalıdır. Düzgün, kaliteli bir eğitim öğretim sistemi ile ÖZEL HOCA- DERSHANE- KURS üçgeni içinde öğrencilerde velilerde artık soyulmamalı. Bu bağlamda yapılacak bir çalışmanın yanında olacağımızı herkesin bilmesi gerekir” dedi.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

https://www.google.com/settings/account anamurgundem@gmail.com