logo

Anamur Reklam
30 Ağustos 2019

EĞİTİM ŞART

Eğitim elbette şart hem de her alanda. Üretim sektöründe önce eğitim sonra üretim, hizmet sektöründe önce eğitim sonra hizmet vardır.
Gerçek eğitimde ise önce öğretmen vardır. Bir öğretmen , çocuğu önce dış görüntüsüyle kendine çeker. O yüzden kılık-kıyafet önemlidir. Sonra sesi ve diksiyonu etkili olur. Ses tonu ve kullandığı kelimeler ve kurduğu cümleler onun ahlak ve karekterini ve kültür seviyesini de yansıtır. Kelime hazinesinin azlığı ve devrik cümle oluşturması onun sosyal yetersizliğinin de göstergesidir. Ders işleyişinde konuyu aksatması tereddütlü anlatım ve öğrencinin önünde bilgisini değişik kaynaklar kullanarak tamamlaması akademik alan yetersizliğini ve konuya hakim olmadığını gösterir. Öğretmen anlatacağı dersi önce evinde sanal sınıf ortamında çalışmalı gelebilecek soruların ihtimalini yaparak bunlara kendini hazırlayıp okula öyle gitmeli öğrencilerinin karşısına özgüveni yüksek olarak çıkmalıdır.
Günümüzde öğretmenlerin çoğu bu kriterlerden uzak olduğu için velilerimiz öğretmen seçme ihtiyacı duymaya başlamışlardır. Yukarıda saydığımız vasıf ve kriterlere uygun öğretmenleri zaten özel sektör transfer ederek velileri kendi kurumlarına kazandırmaya çalışması gayet doğal bi yöntemdir. Bunun dışında veli aradığı öğretmenin izini eğitim sınırları dışında olsa dahi hiç tereddüt etmeden evini taşıyıp mahalle değiştirebilmektedir. Bu da eğitimin anne-babalar tarafından çok önemsendiğinin bir göstergesidir.
Eğitimciler tarafından bakıldığında bu kitle, öğretmen seçiminin etik olmadığını ve onur kırıcı bulduklarını söylese de, kendileri de sağlık merkezine gittiğinde hekim seçme hakkını kullandığı görülmektedir.
O halde çözüm:
Yapılması gereken, okulların açılmasına on gün kalmışken öğretmen olarak aynanın karşısına geçip kendimizi yeniden tanımlamalıyız. Kendimize yeni bir vizyon ve imaj oluşturmalı hareket ,davranış, çevre ve konuşma tarzımızın mesleğimizle uyumlu olmasına dikkat etmeliyiz. Toplumla olumlu ve barışçıl bir diyalog kurmalı, devletin kurumlarında saygın ve sayılır bir görüntü oluşturmanın önemine vurgu yapan bir tarz takınmalıyız. Sendikal hak zavallılığına bürünüp pasaklı bir görüntü oluşturacak, imajını ve mesleki itibarını ölçüt alarak bir giyim tarzı tercih etmek, sadece senin kişiliğini deşifre etmeye yarar. Şahsi görüşüm; öğretmen toplumun tüm kesimlerinden saygınlık bekliyorsa bunu önce kendine saygıdan geçtiğine inanmalı. Bununla ilgili bir anı var ; Bir Okulun öğrencilerinden oluşan bir orkestrası, başka bir okula konser vermeye gider. Kravat ve takım elbiseli biri öğrencilerin bulunduğu salona girer ve hepsi ayağa kalkar. Kendisini okul müdür yardımcısı olarak tanıtır. Hemen akabinde serbest giyimli kotlu ve tişörtlü saçı-sakalı birbirine karışmış biri içeri girer öğrenciler hiç oralı olmaz. Bu şahıs kendini okul müdürü olarak tanıtır. Buna rağmen istediği tepkiyi alamaz ve çocuklara şöyle seslenir; Ben beklediğiniz okul müdürü gibi giyinmediğim için sizde beni böyle karşıladınız. Oysa müdür yardımcım olması gereken gibi giyindiği için onu saygıyla karşıladınız. Sayenizde buradan çok güzel bir ders çıkardım. Hepinize teşekkür ederim.
Anlatmaya çalıştığımızın özeti burada saklı. Tüm öğretmen camiamıza 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında başarılar diliyorum.
Saygı ve sevgiyle kalın..

Share
#

SENDE YORUM YAZ

https://www.google.com/settings/account anamurgundem@gmail.com