logo

Anamur Reklam

Girdi maliyetleri üretimi tehdit ediyor

28 Temmuz 2018008Üreticinin 1 liraya sattığı ürünün büyükşehirlerdeki tüketiciye 5-6 liraya ulaşmasının tarımdaki yapısal sorunlardan kaynaklandığını söyledi Soğuk zincirin muhakkak kurulması gerektiğini kaydeden Gümüş, örtü altı üretim yapan çiftçinin risk kapsamına alınması gerektiğini ifade etti.
Tarımsal girdi fiyatlarındaki hızlı artış üretimi tehdit ediyor. Özellikle gübre, mazot, enerji gibi temel girdilerin fiyatı çok hızlı artarken ürün fiyatlarının aynı düzeyde artmaması üretimi zorlaştırıyor. Girdilerin pahalı olması nedeniyle son yıllarda üretim yapamayan ve tarlasını boş bırakan çok sayıda çiftçi var. Pek çok çiftçi mazot parası bulamadığı için tarlasını süremiyor. Gübre fiyatları çok arttığı için gübre kullanamayan çiftçilerin sayısı da az değil. Gübre kullanmayınca verim düşüyor, çiftçinin maliyeti daha da yükseliyor.Songünlerde çiftçilerden 1 liraya alınan ürünlerin tüketiciye 5-6 liraya ulaşması konusu tartışmalara neden oluyor. Bunun girdi fiyatlarının yüksekliğinden kaynaklandığı ifade edilirken Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş bu durumun yapısal sorunlardan kaynaklandığına, yapısal sorun çözülmediği müddetçe bunun sürüp gideceğini söyledi.
Girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını, bu zorluğun karşısında hükümetten üretimdeki girdilerden KDV’nin kaldırılmasını arzu ettiklerini ifade eden Gümüş “Bu taleplerimizi bütün görüşmelerimizde hem yazılı olarak hem sözlü olarak iletiyoruz. Burdan tekrar yetkililerimize duyuruyoruz. Buna dikkat etmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Üreticiden 1 liraya alınan bir ürünün tüketiciye 5-6 liraya ulaşmasının üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu vurgulayan Gümüş, “Televizyona çıkıyor yetkili adam diyor ki domates üreticide 1 TL. Ekranı gösteriyor İstanbul-Arkara’da 5 lira 6 Lira. Çiftçi 1 liraya üretiyor tüketici 5 liraya tüketiyor. Çiftçi feryat ediyor ‘Ben hak ettiğimi alamıyorum’ diye. Hakikaten hak ettiğini alamıyor. Tüketicide hak ettiği şekilde tüketmiyor. Oda pahalı yiyor. Burada bir takım insanlar örgütler suçlanıyor. Birisi malı kime sattı ise sattığı insanı suçluyor. Satıcı sattığını suçluyor. Alıcıda yani tüketicide en son aldığı adamı suçluyor. (Kardeşim diyor üretim merkezinde bu mal 1 TL. sen bana 5 liraya satıyorsun. Bu parayı cebine kattın). Üretici ise sattığına benden 1 liraya alıyorsun bunu 5 liraya satıyorsun. Kardeşim bu parayı sen yedin. Burada bir bilgi kirliliği var. Burada en büyük sorun yapısal sorunumuz. Bu yapısal sorun çözülmediği sürece bu böyle sürer gider” ifadelerini kullandı.
Yapısal sorunu örnek vererek anlatan Gümüş şunları söyledi.“Bir üretici düşünelim. Bugün tarlasından tarla aynı, ürün çeşidi aynı. Üretici aynı 500 kasa çilek topladı. Bu 500 kasa çileğin 250 kasasını ihracata verdi. 250 kasasını yurt içine gönderdi. Buradan Moskova’ya gönderdiğimiz çileğin 1 hafta 10 gün yolculuğu var. 3-5 günde satışı var. 13-15 güne tekabül ediyor. 13-15 günde satılan çileğin hiçbir sorunu yok. Ama yurt içine gönderdiğimiz çilek ikinci gün ya satılacak ya dökülecek. Buradaki yapısal sorundaki kastımız şu, yani üretimin yapıldığı yerden nasıl Rusya’ya giden çilekte bir hata olmuyorsa aynı özellikleri aynı şartları iç piyasaya da sunmamız lazım. Soğuk zinciri muhakkak kurmamız gerekir. Bunun için yine hükümetimizden soğuk zincir için soğuk hava depolarına frigorifik arabalara muhakkak destek verilmesi gerekir” şeklinde konuştu.
MALIN YÜZDE 30-40’I KAYBOLUYOR
Hiçbir gelişmiş ülkede ürünün yani meyve ve sebzenin tablada satılmadığına dikkat çeken Gümüş şunları söyledi:“Ama ne yazık ki bizde giden malın yüzde 30-40’ı kayboluyor. Buda ne yapıyor maliyeti yükseltiyor. Hem üretici, hem tüketicilerimiz mağdur. Burada ne üreticiler ne tüketiciler parayı cebine katan birisi yok. Bu para hava olup gidiyor. Biz yapısal sorunu çözmediğimiz müddetçe her zaman üretici 1 liraya üretecek tüketicide 5 liraya yiyecek. O zaman biz yapısal sorunlarımızı çözmemiz gerekir. Hammaliye üreticiden tüketiciye varıncaya kadar yüzde 4-5’leri buluyor. Bu konuda bakanlığında çalışmaları var. Ama bu hemencecik akşamdan sabaha çözülecek bir konu değil. Hem israfımız var hem aşırı derece kaybımız var. Bunu ekonomiye döndürmemiz lazım”
ÖRTÜ ALTI ÜRETİM YAPANLAR RİSK KAPSAMINA ALINMALI
Örtü altı tarım yapan insanların risk kapsamına alınarak 5 yıl erken emeklilik ile çalışmaları bulunduğuna belirten Gümüş şöyle devam etti: “Üretici mağdur. Bu üretici olmasa karnımızı kim doyuracak. Üreticinin hakkını hukukunu savunan bir insanda yok. Bu konuyu Bakanların kafasına bu konuyu yetkililerin kafasına indirebilirsen bu yapılır. Örtü altındaki çiftçi 40-50 derece sıcaklıkta çalışıyor. Maden işçisi risk kapsamında erken emekli oluyor. Röntgende çalışan klimanın altında çalışıyor ama radyasyon riski var röntgende çalışan adamın. Emniyet mensubu risk altında her gün ateşin altında. Doğu ve Güneydoğu’da sınırda nöbet tutan askerin yaptığı iş ne kadar önemli ise bu tarım yapan insanlarımızda onlarda bizim sağlık konusunda askerimiz. O güvenliğimizi koruyor. O da sağlık güvenliğimizi koruyor.”

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

https://www.google.com/settings/account anamurgundem@gmail.com